Hatalarla aranız nasıl?
Hata yapmak insanın doğasında vardır ve bu bir öğrenme yoludur. Bilerek ya da bilmeyerek yanlışlar yapar ve sonucunda kayıplar yaşarız. Hatalar, başarısızlıklar doğaldır ve hayatın bir parçasıdır. Bazen doğruyu bulabilmek ve hedefe ulaşabilmek için pek çok farklı yolu denememiz gerekir. Her başarısız denemeye hata gözüyle bakmak doğru değildir. Aslında yaptığınız her denemeyle hedefinize giden işlevsel olmayan bir yolu test etmiş ya da hangi yolun sonuç verdiğini bulmuş olursunuz. Ne yazık ki gerçek hayatta kötü sonuçlar aldığımızda bu kadar serinkanlı olamıyoruz. “Hatalardan ders alınız!” çok dile getirilen bir öğüt olsa da hatalarımızla nasıl baş edeceğimizi gerçekten bilemiyoruz. Hayatınızdaki hatalara bir bakıp istemediğiniz sonuçlar aldığınız davranışları yaptığınız zamanlar kendinize nasıl davrandığınız ile ilgili düşünmeye davet ediyorum.
Hata yaptığınızda nasıl tepki verirsiniz? Hatalarınızı kabul etmekte zorlanır mısınız?
Kendinize hata yapma müsaadesi vermediğinizde kullandığınız savunma mekanizmalarından biri inkar etmek olabilir. Yapamadığımız ya da yanlış yaptığımız her şey için her zaman mazeretler bulabiliriz. Böyle yaparız çünkü hatayı sahiplenmek kendi benlik algımıza iyi gelmeyeceği için suçlayacak birilerini bulmak daha kolay gelir. Savunmacı ve suçlayıcı davranışların temelinde ödül ve ceza yöntemiyle eğitilmiş olmamız vardır. İyi ve kötü, doğru ve yanlış etiketleri ile kuşatılırız. “Hata yaparsan; kötüsün, suçlusun, sevilmeyi hak etmiyorsun ve cezalandırılmalısın.” Çocukluktan itibaren ailede, eğitim sisteminde ve toplumdaki tüm otorite yapılarında aynı terbiye yöntemine maruz kalırız ve bunu içselleştiririz.
Başarısız olduğunuzda ya da bir hata yaptığınızda kendinize neler söylersiniz?
İç sesiniz azar, hakaret içeren cümleler kuruyorsa kendinize kötü davrandığınızı bilmelisiniz. Kendinizi bu şekilde eğitmenizin bedeli çok ağırdır. Yaptığınız hatalardan sonra kendinize eziyet ediyor, suçluyor ve acı çekiyorsanız bilin ki size bunu öğrettiler. Sadece hata yaptınız. Bu dünyanın sonu değil ya da siz dünyanın en kötü ve beceriksiz insanı değilsiniz. Çocukluğumuzdan gelen koşullanmalarla hata yaptığımızda suçlanmaktan, utanmaktan, ayıplanmaktan, dışlanmaktan, küçük düşmekten korkarız. Hayatta sizden başka hiç kimse hata yapmadığına ve ilk hata yapan kişinin kendiniz olduğu algısına bile düştüğümüz olur. Yaşadığınız özgüven kaybı sonucu yeni bir deneme yapmaktan korkar hale geliriz. Sonuç “hata yapmaktansa hiç bir şey yapmamayı tercih etmek daya iyidir.” Hata yapma korkusuyla bir şey yapmaya cesaret edemezsiniz. Bir türlü karar alamayan, harekete geçemeyen, kendini ifade edemeyen insanların başına gelen işte budur. Sistem; düşündüğünü söylemekten ürken, itaatkâr, heyecansız ve risk almayan bireyler yetiştirir. Yaşamaktan korkmak bu olsa gerek. Oysa yaşamak hata yapmaktır; “hiç hata yapmamışsanız hiç yaşamamışsınız demektir.”
Hata yapmanın son derece insani bir durum olduğunu bilsek de hatalara karşı her birimizin tutumu farklıdır. Kabul edelim ki hata yapmak çok sevimli bir durum değildir. İster kendimiz yapalım ister başkası yapsın; sonuçları hayal kırıklığı, utanç, öfke, kırgınlık, pişmanlık yaratır ve acı vericidir. Yapılan hataya kayıtsız kalmak da mümkün değildir. Hataları umursamadığınızda ve görmezden geldiğinizde daha büyük sonuçlara ya da en azından hatanın tekrar tekrar yaşanmasına hazırlıklı olmalısınız. “Aynı şeyi yaparak farklı sonuçlar beklemek aptallıktır” sözünü hatırlatmak isterim.
Hatalarınızdan ders alıyor musunuz?
Hatalarımızdan ders almalıyız. Öte yandan ömrünüz bütün hataları yapmaya yetmeyeceği için başkalarının hatalarından ders almanız da gerekir. Aslında bu da sosyal öğrenmedir. Hatalar öğrenme ve gelişme alanlarıdır; bununla birlikte hataların kötü olduğuna inanmak kadar hatalardan öğrenmenin kendiliğinden gerçekleşeceğini düşünmek de yanılgıdır. Hatalar öğreticidir ama öğretmen değildir. Hatalardan öğrenmek için akıllı bir sorgulama yapmak, dersler çıkartmak ve bunları hayatınıza yansıtmak size düşen görevlerdir. Duygusal tepkilerden sonra hangi yolu izleyeceğinize karar vermelisiniz. Hatalarla ilgili genellemeler yapmak öğrenmenizi sağlamaz. Farkı yaratan ve yarar sağlayan yapılan hatalara bakış açınız ve onları nasıl ele aldığınızdır.
Öncelikle hatayı yapanın kim olduğundan bağımsız, hatanın ne olduğunu doğru tanımlamalısınız. Bu çoğu zaman hatanın nasıl oluştuğunu, nereden kaynaklandığını anlamak demektir. Sonrasında hatanın etkisine ve sonuçlarına odaklanmak iyi olabilir. Hatanın istenmeyen sonuçlarını nasıl giderileceği ve telafi edilmesi mümkün olup olmadığını araştırmak da kıymetlidir. En önemli konu ise hatanın bir daha tekrarlanmaması için hangi önlemleri almak gerektiğini bulmaktır. Hatadan ne öğrenildiği kısmı en büyük kazanımdır ve belki de bunu bir hediye olarak görmek gerekir. Böylece biz ya da başkası yapsın, hatalardan öğreniriz ve büyürüz. Yaptığımız her deneme, hayatı zenginleştiren bizi daha iyiye götüren yolda birer rehberdir. Yeni yol haritanızı ve gelecekte yapacaklarınızı böylece planlayabilirsiniz. Gelişim alanlarınızı tanıdıkça ve hatalardan öğrendikçe hayatın her aşamasında daha başarılı olacaksınız.
Hata yapma hakkınız var mı?
Hataları değerlendirirken cesur ve dürüst olun. Gerçeklerle yüzleşin, hatalarınızın sorumluluğunu alın ama bunu yaparken acımasız olmayın. Hatalarınızın üzerine düşünün ama onlara takılıp kalmayın. Öz değerlendirmenizi yaparken öz şefkati unutmayın. Kendinizde de hasar tespiti yapın. Maddi kayıplar kadar manevi kayıplar da yaşarsınız. Duygularımız yaşananlar karşısında doğal tepkilerimizdir. Duygularınıza, içinizde canlı olana temas edin. Onları yok sayar ve bastırırsanız kendinize daha fazla zarar vermiş olursunuz. Unutmayın ki davranışlarımızı, duygu ve düşüncelerimiz yönlendirir. Duygularımız bize ihtiyaçlarımızı hatırlatan hayat rehberlerimizdir. Daha anlamlı bir hayat için hata yapmaktan korkmayın. Lütfen kendinize hata yapma hakkını tanıyın. Zihninizin özgür, cesur ve yaratıcı olmasına izin verin. Hayatınızı zenginleştirmek için inisiyatif alın; denemeler yapın; farklı, yenilikçi yollar bulun. O yollardan önceden geçmiş tecrübeli insanların öğütlerini de küçümsemeyin, kulak verin. Bununla birlikte kulağınıza küpe ettiğiniz nasihatleri kendi süzgecinizden de geçirin. İnsan olduğunuzu unutmayın ve her şeyden önce her hata yaptığınızda hatanızı kabullenin önce kendinizi kucaklayın.
Şu soruları kendinize sormaya davet ediyorum;
Bugüne kadar yaptığım en büyük hatadan neler öğrendim?
Aynı durumu tekrar yaşayacak olsaydım, şimdi neyi farklı yapardım?
Hata yaptığımda kendimi kucaklarken aynı zamanda nasıl daha iyi öğrenebilirim?
